About

19th December, 2009 | Posted by admin |

Turkish-History | Asya'dan Anadolu'ya

Goce Iliskin Rakamlar

1860'lı yıllarda Kafkasya'dan göçederek Osmanlı Devleti'nin o günkü topraklarında iskân edilen Kafkasyalıların sayısı tahmini olarak 700 bin-1 milyon arasındadır. Osmanlı Devleti'nin nüfus yapılanmasını inceleyen Ubucini, ilk göç dalgasının sona erdiği 1864'te Osmanlı topraklarındaki Kafkasyalıların sayısının 700 bine ve bu rakamın yüksek ölüm oranlarının azaltılmasına rağmen 1866'ya kadar 1 milyona ulaştığını tahmin etmiştir. Bir diğer araştırmacı Marc Pinson, 1860'lı yılların ilk yarısında Kuzeydoğu Kafkasya'dan göç edenlerin sayısının 522 bine ulaştığını belirtmektedir. Bir diğer önemli çalışmada Berzhe, Rus kaynaklarını tarayarak 1858-1866 periyoduna Karadeniz limanları yoluyla Kafkasya'yı terkedenlerin sayısını 493.194 kişi olarak vermektedir. Berzhe bu sayıya incelediği yıllarda Kafkasya'ya kara yoluyla terkedenleri katmadığı gibi sonraki yıllarda göç edenlerin sayısına dair bir tahminde de bulunmamıştır.

Karayolu ile Kafkasya'dan göçedenlerin de deniz yoluyla göçedenlerin sayısına yaklaştığı tahmin edilmektedir. Ayrıca Berzhe'nin verdiği sayı Çarlık Rusyası resmi makamlarının bilgisi dahilinde göçedenlerle sınırlı olduğundan gerçektekinden daha düşük olma ihtimali kuvvetlidir. Çarlık ve Sovyet dönemlerinde Kafkasya nüfusu ile ilgili çalışmasında V. A. Sarafyan, Ömer de Helle'e atıfta bulanarak Kafkasya'dan göç edenlerin sayısını 2 milyon olarak vermekte ve Shnistlerin bu sayıyı 1.5 milyon olarak bildirdiğini belirtmektedir. Bu sayıların tamamı 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı öncesinde oluşan göç akımları ile ilgili olduğundan genel olarak göç olayına katılan Kafkasyalıların tamamını yansıtmaktan uzak olduğu halde göçün nasıl büyük bir kitle hareketine yolaçtığı hakkında fikir vermektedir. Göçler sonunda Rus-Kossakların da iskân edilmesine rağmen Kafkasya nüfsunda ortaya çıkan azalma göçün demografik etkisini çok güzel göstermektedir. Kuzey Kafkasya'nın 1850-1860 yıllarında 3.200.000 olan toplam nüfusu 1897 nüfus sayımında yarı yarıya azalmış olarak 1.662.000 kişiye düşmüştür.

Bütün etkili faktörlen dikkate alınarak 1859-1879 yılları arasında 2 milyon Kafkasyalı'nın anayurtlarından göçetmek zorunda kaldığı gerçekçi bir tahmindir. Fakat bu göçmenlerin ancak 1.5 milyonu hayatta kalmış ve Osmanlı topraklarında yerleşmiştir. 1881-1914 yılları arasındaki devrede önceki göçmenlere ilave olarak 500 bin Kafkasyalı daha Kafkasya'dan göç etmiştir. Bu dönemde Kazan ve İdil-Ural bölgesinden de Türk-Tatar ve Başkırd Türklerinin önemli miktarda Osmanlı topraklarına göç ettiği bilinmektedir.Kafkasyalı göçmenlerin önemli bir kısmı, muhtemelen toplam nüfuslarının %20'si kötü beslenme ve salgın hastalıklar sebebiyle hayatını kaybetmiştir. Kafkasya göçmenlerinin büyük bir kısmını barındıran Samsun'da 1864-1865'te ölüm hızı, günde 120-150 ölüm gibi çok yüksek oranlara çıkmıştı. Yine büyük bir intikal noktası olan Trabzon'da 1865'te 53 bin ölü kaydedilmiştir. O günkü nüfusla oranlandığında bu rakamların gösterdiği gerçek daha iyi anlaşılacaktır.

Bu büyük nüfus hareketinin hedefi olan Osmanlı topraklarına göçmenlerin yerleştirilmesi hususu o günkü Osmanlı Devleti'ni önemli bir meseleyle yüz yüze getirmiş ve devrin yöneticileri o günün şartları düşünüldüğünde son derece tutarlı ve başarılı bir iskân politikasını belirleyip uygulayabilmişlerdir.

II. Abdülhamid Han döneminde daha önce kurulmuş olan İdare-i Umumiye-i Muhacirin Komisyonu geliştirilerek eski Suriye Valisi Naşid Paşa yönetiminde göçmenlerin günlük harcamaları için yemiye verilmesi, geçici olarak kalacakları yerlerin hazırlanması ve daimî iskân mahallerinin belirlenmesi gibi önemli konularda çalışmalar yapmıştır. Göçmenler meselesinin çözümünde gerekli malî kaynak hususunda sıkıntıyla karşılaşan Osmanlı hükümeti aldığı 30 bin Osmanlı Lirası borca karşılık olarak yabancı sermayeli Osmanlı Bankası ve diğer kaynaklara geçiy ücreti iki katına çıkartılan Karaköy köprüsünün gelirini karşılık göstermişti. Bu yıllarda devletin mali durumunun son derece bozuk oluşu, göçmenlerin iskânı hususunda bazı yönetim katlarında huzursuzluğa yol açmışsa da II. Abdülhamit Han, "Halife-i müminin ve'l-müminat" sıfatıyla insiyatifi elden bırakmayarak hem göçmenlerin hem de Osmanlı müslümanlarının gözünde mümtaz bir mevkiye yükselmiştir. Kendi ifadeleriyle "Rusyaca, din ve diyanetimize olan taarruz ve halelden dolayı Hz. Peygamberin (s.a.v.) sünnet-i seniyyesine baş eğerek Kafkasya'dan hicret" eden Kafkaksyalılara yakın ilgi ve güzel muamelede II. Abdülhamid Han'ın annesinin Kafkasyalı oluşunun etkili olduğu söylenmiştir.

1899 yılında II. Abdülhamit Han, göçmen işleriyle ilgili komisyonun bizzat başına geçmiş ve doğrudan doğruya göç meselesinin içinde yeralmıştır. Bu yıllarda Anadolu'ya göçetmekte olan Kafkasya'lı kafilelere Ermeniler tarafından saldırılarda bulunulduğuna dair haberlerin yoğunlaşması üzerine devlet, Rusya nezdinde girişimlerde bulunarak Kafkasyalı göçmenlerin can ve mal güvenliklerinin teminini talep etmiştir.
 
Bugün 16 ziyaretçi (78 klik) kişi burdaydı!

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.

About us

About UsLorem Ipsum is simply dummy text of the printing and typesetting industry. Lorem Ipsum has been the industry\\\\\\\\\\\\\\\'s standard dummy text ever since the 1500s, when an unknown printer took a galley of type and scrambled it to make a type specimen book. It has survived not only five centuries, but also the leap into electronic typesetting, remaining essentially unchanged. It was popularised in the 1960s with the release of Letraset sheets containing Lorem Ipsum passages, and more recently with desktop publishing software like Aldus PageMaker including versions of Lorem Ipsum.
?
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol