About

19th December, 2009 | Posted by admin |

Turkish-History | Asya'dan Anadolu'ya

Goc Oncesi

Çarlık Rusyası sömürgeciliği, istila ettiği toprakların hiç bir yerinde Kuzey Kafkasya'da yaptığı tahribatı yapmamıştır. Kırım Harbi sonrasında 1858'de daha 20 yıl önce 1838'de Petersburg'ta kurulanv Kafkasya Komitesi'nin planı uygulanmaya başlanmıştır. Bu plana göre KUzey Kafkasya halklarının üçte biri anayurtlarından göç ettirilerek bunlardan boşalan topraklar Rus-Kossak köylülerine verilecek ve bölgeye Çarlık idarî ve askerî personeli de iskân edilecekti. Rus yazarı General R.A. Fadeyev, "Kafkasya Mektupları" adlı eserinde 1899'da, Kafkasya Komitesi'nin bu planından sözederken: "Sonradan gelişmelerin de teyid ettiği gibi bu projenin uygulanmasıyla Dağlıların çoğunluğunun Rus Çarı'na biat etmeyerek Osmanlı Devleti'ne gidecekleri tahmin ediliyordu. Kitleler halinde sürülen Kafksayalı yerli halk, Karadeniz kıyılarına sevkediliyor ve zorla gemilere bindirilerek Anadolu'ya doğru yola çıkarılıyordu." şeklinde bizzat yaşadığı olayları anlatmaktadır.

Bugün Kafkasya'dan Anadolu'ya göç konusunu ele alan sınırlı sayıdaki Sovyet araştırmalarının hemen hepsinde gösterilmeye çalışıldığı gibi göçün gönül rızasıyla oluşan tabii bir nüfus hareketi olduğunu reddetmeye Fadeyev'in sözleri bile yeterlidir. 1858'den başlayarak uygulanan plan sonucunda Kuzey Kafkasya'nın batı kesimindeki nüfus hareketi doğu kesimiyle kıyaslandığında yurdunda kalan halkların yerleşim haritasını tamamen değiştirecek kökten ve radikal şekilde gelişen göç hareketi Kafkasya'nın daha sonraki etnik yapısını da etkilemiştir. II. Dünya Savaşı yıllarında Karaçay-Balkar Türkleri ile Çeçen-İnguş ve Kalmukların anayurtlarından sürgün olayı bu etkiyi zirveye çıkarmıştır.

1860 yazında Kuzey Kafkasya'da yeni idarî taksimat yapıldı. Kuban ve Terek eyaletleri ile bu eyaletlere ait Rus-Kossak birlikleri oluşturuldu. Petersburg'da bulunan Kafkasya Komitesi, Kuban havzasına, Rus-Kossakların yerleşimi tamamlandıktan sonra Kubanötesi diye bilinen Adige ve Abaza yerleşim bölgelerine de 100.000 Rus ve Rus-Kossak köylüsünün yerleştirilmesine karar verdi. Bölgenin yerli halkları olan Abaza ve Adige'lere Rus hâkimiyetini kabul etmezlerse, Osmanlı topraklarına giden mecburî istikamet tek alternatif olarak sunuluyordu. Rus Çarlığı 1859'da Kafkasya'dan bir kısım göçmenin kabul edilmesi hususunda Osmanlı Devleti ile ilişki kurmuş bulunuyordu. Loris Melikov 1860'da Çar adına Osmanlılarla müzakerelere başladı. Rus tahminlerine göre bu yıllarda resmi temaslar sonunda Anadolu'ya göçeden Kafkasyalıların toplam sayısı 40-50 bin kişidir. Göçün ortaya çıkarabileceği idarî meseleleri tahmin edebilen Osmanlı Devleti ise 1860 yılında Trabzon Valisi Hafız Paşa yönetiminde "İdare-i Umumiye-i Muhacirîn Komisyonu"nu göçle ilgili bütün konuları yönetmek üzere kurmuş bulunuyordu.

1861 güzünde Rus ordularının Kakfkasya'yı alt üst ettiği bir sırada Çar II. Alexandre kendisine ata yurtlarından, doğdukları vatanlarından sürülmek istemediklerini belirten Kafkasyalılara Rus makamlarının uygun gördüğü yerlere taşınmadıkları taktirde Osmanlı topraklarına göç etmelerinden başka çareleri olmadığını açıkça ve kesin olarak söylemiştir. 1862'de bölgede yerleşimini tamamlayan Rus Kossaklar, Kuban nehrinin kaynaklandığı vadilere göre ilerlemeye başladılar ve 1863'te dağ kalelerine kadar ulaşarak silah ve teçhizat yönünden kendilerinden zayıf durumda bulunan Kafkasyalıları Karadeniz kıyılarına ve Kafkasya'nın daha güney bölgelerine gitmeye zorladılar. Rusların uyguladığı bu katı baskı politikası nedeniyle bir zorunluluk haline gelen göç neticesinde Rus kaynaklarına göre 1858-1859 ve 1862-1863 yazı periyodunda resmî kayıtlara geçmiş göçmen sayısı 80.000'e ulaşmıştı.

Şeyh Şamil'in 6 Eylül 1859'da Prens Baryatinski'ye teslim olmasından sonra 1864'e kadar süren cihad hareketinin yapranış sürecinde Prens Baryatinski'nin tedricî fakat sistematik yaklaşımıyla binlerce Kafkasyalı aile ancak taşınabilir mallarını yanlarına alarak Anadolu'ya göçettiler. Ruslar, ele geçirdikleri bölgelerdeki Kuzey Kafkasyalılara ya Kuzey'deki Sivastopol bölgesi ve Sal bozkırına ya da Osmanlı topraklarına göç etmekten başka bir çareleri olmadığını söylüyordu. Diğer yandan da halk içinde işletilen dedikodu mekanizması ile kuzeye göç edeceklerin hristiyanlaştıracaklarını ve 25 yıl süreyle askere alınıp hilafet ordusu karşısında cepheye sürüleceklerini yayıyorlardı. Bu propagandalar en az zor yöntemleri kadar etkin olarak Kuzey Kafkasya'dan göçü yönlendirmiştir.

M. Yenkuyov adlı Rus yazarın belirttiğine göre ele geçen Müslüman köylerin halkı, derhal en yakın Rus-Kossak köyüne götürülüyor ve oradan da Anadolu'ya nakledilmek üzere Karadeniz sahillerindeki toplama merkezlerine sevk ediliyordu. 1864 Mayısına kadar Karaçay bölgesi de dahil olmak üzere bütün Kafkasya'yı Granddük Mihail Nikolayeviç komutasındaki Rus birlikleri adım adım ele geçirdiler ve Çara Kafkasya seferinin başarıyla tamamlandığı haberi iletildi. Bu zorlu savaş yıllarında nüfuslarının önemli bir kısmını cephelerde kaybeden Kafkasya halklarını yükselen bir göç dalgası bekliyordu.

Ağustos 1864'te Çarın kardeşi olan Granddük Mihail Nikolayeviç, yayınladığı bildiri ile Kafkasya'nın bir ay içinde boşaltılmasını, geride kalan herkesin savaş tutsağı olarak Rusya içlerine sürüleceği tehdidini savurdu. 1864 güzünden başlamak üzere yıllarca sürecek bir göç böylece başlatıldı. Kafkasya'nın verimli topraklarına sahip olmak isteyen Ruslar, en çok stratejik sebepleri gözeterek bu göç hareketine engel olmadılar. 1864 baharına ulaşıldığında göçeden Kafkasyalıların toplam sayısı 400 bine ulaşmıştı.
 
Bugün 7 ziyaretçi (32 klik) kişi burdaydı!

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.

About us

About UsLorem Ipsum is simply dummy text of the printing and typesetting industry. Lorem Ipsum has been the industry\\\\\\\\\\\\\\\'s standard dummy text ever since the 1500s, when an unknown printer took a galley of type and scrambled it to make a type specimen book. It has survived not only five centuries, but also the leap into electronic typesetting, remaining essentially unchanged. It was popularised in the 1960s with the release of Letraset sheets containing Lorem Ipsum passages, and more recently with desktop publishing software like Aldus PageMaker including versions of Lorem Ipsum.
?
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol