About

19th December, 2009 | Posted by admin |

Turkish-History | Asya'dan Anadolu'ya

Bagimsızlık Savasi

Dağıstan'ın Ruslar'a karşı mücadelesinden söz açılınca akla ilk olarak Şeyh Şâmil gelmekle birlikte, Dağıstanlılar'ın Ruslar'a karşı mücadelesi daha işgalin başladığı XVIII. Yüzyılın sonlarında, yayınladığı bir beyanname ile bütün Kafkasyalılar'ı Ruslar'a karşı cihada çağıran Şeyh Mansur ile 1783'te başlamıştır. Şeyh Mansur, eğitimini tamamladıktan sonra Grozni'nin güneyindeki Aldi'de halkı aydınlatmaya başladı. Gücü ve ününün hızla yayılması Çar Nâibi Potemkin 'in üzerine asker göndermesine sebep oldu. Ancak Çeçenistan ormanları Albay Pieri komutasındaki Rus kuvvetlerine mezar oldu. Daha sonra Pieri Aldi'yi aldıysa da, Şeyh kurtulmayı başardı. Dönüşte Rus askerlerini kuşatan Şeyh, neredeyse tümünü imha etti. Bu zafer Şeyh Mansur'a büyük şöhret kazandırdı.

Şeyh Mansur, düzensiz ordularıyla Kızlar'ı ve Grigoriopolis kalesini kuşattıysa da başarılı olamadı. Kumuk, Kabartay, Çeçen ve Dağıstanlılar'dan oluşan bir orduyla Terek kıyılarında Rus ordusuna yenilerek Karadeniz kıyısındaki Osmanlılar'a sığındı. Çerkesler'in başına geçen Şeyh Mansur, Ruslar'a karşı başarılar elde etti. 1787 yılında Osmanlı -Rus savaşında Çerkesler'in başında mücadele etti. 1788 yılında yenilerek Osmanlılar'ın elindeki Anapa'ya sığındı. Bu kalenin Ruslar'ın eline geçmesiyle Ruslar'a esir düştü. Dini inançlarındaki tutarlılığı ve askeri kabiliyeti ile Ruslar'a karşı gazâ ilan ederek, bu uğurda ilk defa bayrak açan ve dağ ve ormanların sert tabiatlı savaşçılarını peşinden sürüklemesini bilen Şeyh Mansur, Kafkas kabilelerini birleştirmeyi başaramadı ise de, Batılılar'ın Müridizm dediği ve Rus imparatorluğunun karşısına dikilerek, uzun yıllar ilerlemesine engel olacak Süfilik hareketinin temellerini atmıştır. Müridizm, Dağlılar'daki hürriyet aşkının dini inanç ve ruhla kaynaşmasıyla ortaya çıkan yeni bir dünya görüşü ve hayat felsefesi idi.


Dağıstan'ın dini ve siyasi liderlerinden, büyük bir alim ve hatip olan Gimrili Gazi Muhammed, Şeyh Mansur'un başlattığı hareketi devam ettirerek, 1829 yılında Arapça bir bildiri ile ; ırk, mezhep ve tarikat ayırımı yapmadan bütün Kafkas halklarını Rus işgaline karşı cihada davet etti. Aynı zamanda Şâmil'in de ilk hocası ve arkadaşı olan Gazi Muhammed, Dağıstan'ın her tarafından gelen dini liderlerin de katıldığı bir halk toplantısında seçimle İmam ilan edildi ve cihad çağrısı benimsendi. İmam Gazi Muhammed, çok kısa fakat fırtınalı ve unutulmaz zafer ve yenilgilerle dolu bir mücadele döneminden sonra, 1832 yılında Gimri'de Ruslar'la çarpışırken şehid düştü. Onun yerine geçen Hamzat Bek 'in de Eylül 1834'te kan davası sebebiyle bir suikast sonucunda öldürülmesiyle Dağıstan özgürlük hareketinin başına imam olarak Şeyh Şâmil seçildi.

Dağıstanlılar'ın Ruslar'a karşı yürüttüğü mücadeleye geçmeden önce, bu savaşların büyük çoğunluğunun geçtiği dağlık ve ormanlık bölge hakkında bilgi vermekte fayda vardır. Dağlık bölgeler Dağıstan'da, ormanlar ise Çeçenistan'da bulunuyordu. Savaşların geçtiği dağlar, yüksekliği binlerce metreyi bulan, hiçbir ağacın bulunmadığı ve zirveleri her zaman karlarla kaplı olan sarp ve uçurumluk yerlerdi. Bu bölgelerde, engebeli ve dar yataklarında kendilerine bir yol açmaya çalışan ırmakların derinlikleri bin metreye kadar ulaşıyordu.
Kasaba ve köyler savunmaya uygun yerlerde kurulmuştu. Bu sebeple meskün mahallerin çoğu yüksek bir tepenin üstünde veya tepe ya da kaya parçasının karşısında kurulurken, gerisinin de erişilmesi imkansız dik bir uçurumla emniyete alınmasına dikkat edilirdi. İki katlı olarak taştan yapılan evler, mümkün olduğunca bir amfiteatr şeklinde düzenlenir ve birbirine siper olacak şekilde dizilirdi.


Sadece iki atlının yanyana geçebileceği kadar dar yapılan dolambaçlı sokaklar, bir parmaklığa veya ağaçtan engele sahip evlerin bulunduğu yerden kesilirdi. Savaş anında, yolu savunanların hepsi oradan çıkarılmadan veya öldürülmeden oradan geçilmesi imkansız olurdu. Bugün modern silahlarla kolayca yerle bir edilebilecek bu yerler, Ruslar'la savaşın yürütüldüğü sırada, ya top mevzilerinden yeterince uzak bulunuyor ya da bu toplardan yeterince korunma sağlayarak, daha aşağıda bulunan düşman ateşine fazla mazur kalmadan onlara etkili darbeler indirilebiliyordu. Her Dağlı evi, buraları savunan kararlı erken hatta kadınlara karşı savaşılarak ve teker teker alınmak zorundaydı. Bağımsızlık savaşının başlangıcında, Dağıstan'ın nüfusu yarım milyon civarında olup, bunun bir çeyreği Dağıstan'ın tarihi yönden en önemli ve kalabalık kabilesi olan Avarlar'dan bir çeğreyi Türk kökenli kavimlerden, kalan yarısı da çok çeşitlilik arzeden diğer Turani kavimlerden oluşuyordu. Kafkaslar'daki toplam nüfus ise 4 milyon kadardı. İmam Şâmil 'in öncülüğündeki Dağıstanlılar, Rus ordularını defalarca hezimete uğrattılar. Ancak Ruslar, bir taraftan dağıttıkları çok büyük paralarla kendilerine taraftar kazanırken, baş eğmeyenlere karşı ise devamlı olarak yıpratıcı ve yok edici bir katliam savaşı uygulamakta idiler.

Göreve geldiğinde İmam Şâmil çok güç durumda idi. Avaristan'a hakim olan Hacı Murad İmam'a karşı Ruslar'dan yardım istedi. (Bunu Ruslara karşı Şeyh Şamille kurgulanmış bir oyun olduğu söylenmektedir ) İmam, önce Avarlar'ın merkezi Hunzah'ı kuşattıysa da Rus yardımının yetişmesi sebebiyle kuşatmayı kaldırdı. İmam seçildiği Aşilta yakınlarında General Iveliç'i yendi. Sonra Aşilta'yı tamamıyla tahrip edip halkını katliama tabi tutan General Fêzê ile Tilitl'de yapılan savaş sonunda mütâreke anlaşması imzaladı. Bu anlaşma Fêzê tarafından bir başarı gibi gösterilmekle birlikte İmam'a büyük bir itibar kazandırdı. Çeçenistan bütünüyle İmam'ın emrine girdi. Büyük ısrarlara ve parlak vaadlere rağmen, Kafkasya'yı ziyaret eden Çar Nikola ile görüşmeyi kabul etmedi.

Durumun ciddiyetini anlayan Çarlık, daha dikkatli planlar hazırlamak zorunda kaldı ve İmam'ı kesin olarak yok etmek amacıyla General Grabbe görevlendirildi. Dağıstan dört bir yandan Rus birlikleriyle kuşatıldı. 1839 yılında Çeçenistan Hanı Taşof Hacı, İmam'ın emrine aykırı bir hareketi sonucu Grabbe'ye yenildi. Böylece önemli bir kanadı kırılarak Ahulgo'da çok az sayıda savaşçısıyla kuşatılan İmam, teslim şartlarını görüşmek amacıyla oğlu Cemaleddin'i rehin verdiği savaşta Ruslar'a beklenmedik büyük kayıplar verdirmesine rağmen yenildi. Ruslar Ahulgo'da bir tek canlı koymadılar. Buna rağmen, bir eşini kaybeden İmam, diğer eşiyle kurtulmayı başardı. Ruslar Şâmil meselesini hallettiklerini düşünüyor, bunu sevinçle kutluyorlardı. Ancak Çeçenler tarafından sahip çıkılan İmam, kısa zamanda toparlandı ve Ruslar'a tekrar ağır yenilgiler tattırmaya başladı. Bu arada Avar hanının gadrine uğrayarak Ruslar'a teslim edilen Hacı Murad, 1840 yılında karlı bir kış günü, Rus askerleri tarafından götürülürken, kendisini uçurumlara atarak kurtuldu ve yarı ölü bir durumda bir çoban tarafından bulunup tedavi edildi. Bu olaydan sonra Hacı Murad'ın kendisine katılmasıyla gücünün zirvesine çıkan İmam, Ruslar'ı çok zor durumlara düştü.
Çarlık yönetimi 1845 yılında Kafkasya'ya Vorontsov komutasında 150 bin kişilik bir ordu gönderdi. Bu ordu, toplam nüfusu ancak bunun iki-üç katı olan en fazla 5-10 bin asker çıkarabilen Dağıstan ile mücadele edecekti. İmam Şâmil, 1845 yılında Dargo'yu ele geçirmeye gelen General Vorontsov'un 18 bin kişilik ordusuna da büyük kayıplar verdirdi.
Bu ordu da İmam Şâmil karşısında başarılı olamayınca, Rus komutan, Şâmil'in müttefiki olarak gördüğü Çeçenistan ormanlarını imha ederek, yollar ve açık alanlar meydana getirmeye ve böylece bölgeye nüfuz etmeye çalıştı.
 
Bugün 27 ziyaretçi (126 klik) kişi burdaydı!

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.

About us

About UsLorem Ipsum is simply dummy text of the printing and typesetting industry. Lorem Ipsum has been the industry\\\\\\\\\\\\\\\'s standard dummy text ever since the 1500s, when an unknown printer took a galley of type and scrambled it to make a type specimen book. It has survived not only five centuries, but also the leap into electronic typesetting, remaining essentially unchanged. It was popularised in the 1960s with the release of Letraset sheets containing Lorem Ipsum passages, and more recently with desktop publishing software like Aldus PageMaker including versions of Lorem Ipsum.
?
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol